Erzurumlu tarih araştırmacısı Oğuzhan Türk, DOĞU Anadolu Bölgesi’ni dolaşarak 20 yıl boyunca keşfederek biriktirdiği doğal süs taşlarını Akif Güler ile kurduğu atölyede takıya dönüştürüyor.
Yaptığı gezilerde bulduğu birbirinden değerli taşların yerlerini işaretlediğini ve bunları Erzurum’da kurduğu küçük bir atölyede şekillendirerek takıya dönüştürdüğünü belirten Türk, “Ülkemizde çok güzel taşlar var. Bunları ilk olarak takı ile ekonomiye kazandırmak istedik. Zamanla bunlardan biblolar belki de küçük heykeller yaparız” dedi.
“Taşların İçi ile Dışı Farklı Oluyor”
Bazı taşlardan yaptıkları kolye ve bilekliklerin insan sağlığı için çok önemli olduğundan dolayı şimdiden büyük ilgi gördüğünü kaydeden Türk, “Doğada gezerken halkımız çok değerli taşlar bulabilir. Taşların çoğunlukla içi ile dışı farklı oluyor. İçi çok güzel bir görünüme sahipken dışı normal bir taş şeklinde olabiliyor.
Ya da bunun tam tersi. Doğada bulunan taşları değerine göre burada kilo ile satın alabiliriz. Böylelikle yeni bir iş kapısı da açılmış olur. Bunlar istihdam, üretim ve turizm yönünden önemli bir potansiyel teşkil etmekte” diye konuştu.

“Taşlar Özelliklerine Göre Tercih Ediliyor”
İnsanların kullandığı takı ve aksesuarların 5 bin yıl öncesine dayandığını, Antik Mısır, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı’dan günümüze kadar halen yaygın bir biçimde kullanıldığını hatırlatan Oğuzhan Türk, taşların renkleri ve burçlara olan etkisi gibi özelliklerinden dolayı tercih edildiğini söyledi.
Son yıllarda yurt dışından getirilen sentetik ve boyalı ürünlerin doğal taş pazarına büyük darbe vurduğunu dile getiren Türk, “Tarih araştırmacısı olarak bölgemizi yıllardır adım adım geziyorum doğal taşlara olan ilgimde buradan geliyor.
Gittiğim her yerde çok değerli taşlar buldum ve bunları 20 yıl boyunca biriktirdim. Şimdi takı sanatçısı olan Akif Güler ile bunları takıya dönüştürüyoruz” dedi.

“Dünyada Bir Tek Bizde”
Yapılan bilimsel rezerv hesapları sonucunda yaklaşık 50 milyar dolarlık bir ham süs taşı potansiyelinin şu anda yerin altında çıkartılmayı beklediğinin ortaya çıktığını söyleyen Türk, “Bunlardan 3 türü dünyada sadece Türkiye’de bulunan taşlar olduğu belirtiliyor.
İlki Muğla’nın Milas-Yatağan-Kavaklıdere bölgelerindeki karst tipi boksit yataklarında bulunan hidrotermal oluşumlu Türk (gem) diaspor taşı. Bu taş güneş ve lamba ışığında farklı renkler almakta. Bu taşın kalitesine göre değişmekle beraber ortalama fiyatı 1 milyon dolar/tondur. Bu bölgelerde aşağı yukarı 10 bin ton civarında bir rezerv var. Bu da 10 milyar dolara denk gelir, hele bu taş işlendikten sonra bu değer 3 katına çıkar.

İkincisi Bursa-Harmancık bölgesinde mor jade denilen jadeitce zengin olan bir kayaç türü süs taşı. Bu da dünyada bir tek bizde. Burada da aşağı yukarı 1 milyar dolarlık rezerv yatmakta. Bunun dışında doğuda özellikle kromik yatakları olan Erzurum Kop ve Erzincan Kesiş Dağları’nda kemmererit (Cr-klinoklor) denilen süs taşı bulunmakta.
Bu da yine dünyada bir tek bizde bulunmakta. Bu taşın da ekonomik değeri yaklaşık 500 milyon dolar. Bunlar gibi 10 taşın maden değerini topladığınızda ki bizde 40 tür şu an tespit edilen taş var. Yani yurt dışına bağlı olmayan çok değerli bir yer altı zenginliğimiz var” diye konuştu.
“Önemli Potansiyel Teşkil Ediyor”
Yapılan bilimsel araştırmalara göre, Türkiye’de 50 milyar dolarlık ham süs taşı rezervi olduğunu vurgulayan Türk, şunları aktardı; “Dünyada sadece Erzurum Kop ve Erzincan Kesiş Dağları’nda kemmererit (Cr-klinoklor) denilen süs taşı ile Erzurum’da da akik, agat, kuvars, selenit, amazonit, jasper, ametist, opal, opsidyen, gökkuşağı, karnelyan, yılancık, kalsedon ve bunun gibi birçok taş çeşidi bulunmakta.
Bunlar istihdam, üretim ve turizm yönünden önemli bir potansiyel teşkil etmekte. Değerli taş bulan kişilerden bunları kilo işi olarak alabiliriz”

Daha fazla gündem haberi için sayfaya tıklayın.
Habertürk TV kanalının, Doğal taşlar usta ellerde takıya dönüşüyor videosu için tıklayın.






